Picasso' nun "At Kuyruğu Saçlı Kız"ı

Eski Toprak 2019-11-29 10:43:45 14 kez görüntülendi.
Picasso' nun

 

40'ın Üzerinde Picasso Eserine İlham Veren Sylvette David

1954 baharında, Picasso’nun bir stüdyoya sahip olduğu Fransa’nın Vallauris kentinde tanışır Picasso ve Sylvette. Sylvette’nin Toby adındaki mobilya tasarımcısı olan nişanlısının Picasso’nun stüdyosuna yakın mesafede  bir atölyesi vardır. Sylvette onunla buluşmaya giderken, her gün Picasso’nun penceresinin önünden geçer. Fakat asıl karşılaşmaları Picasso’nun sevgilisi Gilot’un Toby’den aldığı sandalyeleri Picasso’nun evine teslim etmeye geldikleri gün olur. 

Picasso, sarı saçlarını tepeden at kuyruğu şeklinde toplamış bu güzel genç kadından çok etkilenir ve onu eserlerinde model olarak kullanmak ister. Birkaç hafta sonra, Sylvette  bir arkadaşının Picasso’nun stüdyosuna yakın terasında kahve içerken, Picasso genç kızın portresini çizdiği bir resmi ona gösterecek şekilde penceresinden sallar. Sylvette resimdekinin kendisi olduğunu fark ettiğinde, bunu bir çağrı olarak algılar ve arkadaşıyla birlikte onun stüdyosuna gider. Picasso ona, “Senin resmini yapmak istiyorum Sylvette,” der. Bu onun için çok özel bir andır; dünyaca ünlü bir ressam tarafından beğenilmek, seçilmek ve resmedilmek…

Bu teklifi kabul eder ve böylece utangaç, sarışın bir kız olmaktan, Picasso’nun ‘Atkuyruğu Saçlı Kız’ı olmaya gitme yolundaki ilk adımını atar. Tanıştıklarında Picasso zaten çoktan ünlü olmuş yetmiş iki yaşında bir sanatçıydı; o ise on dokuz yaşında, güzel ve toy bir gençti. Bu sebeple Sylvette aralarındaki ilişkiyi iki sevgilininkinden çok, vaftiz babası ile kızı arasındaki bir ilişkiye benzetiyor.
🎨
Beraber geçirdikleri zaman hem Picasso hem de Sylvette için bir sihir kaynağı gibidir. Sylvette, bir röportajında, küçükken annesinin bir erkek arkadaşı tarafından istismara uğradığını ve o günden sonra erkeklerin ona bakmasından nefret ettiğini söyler. Fakat bu nefret, Picasso’yu tanıdıktan sonra yok olmuştur. “Picasso beni gerçekten gören ilk adamdı,” diyerek anlatıyor bunu. Yani ‘bakma’nın ötesinde bir ‘görme’ hâli. Bu yakınlığın, güvenin ve cesaretin etkisiyle sahip olduğunu kuvvetin farkına varır Sylvette.

Her şeye rağmen aralarındaki ilişki platonik bir yakınlaşmanın ötesine geçmez. Aralarında bir aşk ilişkisinde olması muhtemel herhangi bir paylaşım gerçekleşmez. Picasso, ikinci karısı olan ve daha sonra intihar eden Roque ile ilişkiye başladığında, Sylvette’nin portrelerini yapmayı bırakır. 
Yalnızca tuvalde, kâğıtta ve heykelde birlikte olunan bir kadın vardır. 
Pablo Picasso, Sylvette'den aldığı ilhamla üç ay sonunda 40'ın üzerinde resim, çizim ve heykel ortaya koyar.
🎨
Bu eserler takip eden yıl Paris'te sergilendiğinde, herkes bu "Tomurcuklanan Mona Lisa" nın kim olduğunu bilmek ister. Ancak Sylvette spot ışıklarını sevmez ve daha sonra adını Lydia Corbett olarak değiştirir.

En başından beri kendisi de ressam olmak isteyen Sylvette’nin modellikle başlayan hikâyesi ressamlıkla devam eder. Picasso ile yaşadıklarından dolayı sanat dünyasında küçümseyici bakışlara maruz kalır. Etrafındaki bu küçümseyici bakışlardan kurtulmak için adını değiştirmek zorunda kalır. Şimdilerde, ‘Lydia Corbett’ adıyla sanat dünyasında kendinden söz ettirmeye devam ediyor. Yağlı boya ve sulu boya çalışmalarıyla dünya çapında beğeni topluyor. 

Picasso ile aralarındaki ilişkiyi tersine çeviren Sylvette, bir zamanlar kendisi Picasso için bir ilham kaynağı iken, artık Picasso ile edindiği deneyimlerini kendi sanatı için kaynak olarak kullanıyor. Ve yaşarken yeterince teşekkür etme imkânı bulamadığı Picasso’nun onu ölümsüz kıldığına inanarak, her fırsatta ona duyduğu minnet duygusunu dile getirmeye devam ediyor.

🎨

 







Yorum Yaz

BEĞENİLENLER