800 YILLIK KERVANSARAYA KALORİFER DÖŞEYİP KLOZET KOYDULAR!

Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından 1229 yılında yaptırılan Türkiye'nin en büyük kervansarayında yapılan restorasyon sırasında tarihi yapıya kurul kararı olmadan kalorifer tesisatı, klozet ve PVC doğramalı cam eklendi..

 Sultanhanında bulunan Selçuklu dönemine ait Sultanhanı Kervansarayında 2017 yılında başlatılan restorasyon çalışmasında sona gelindi. Ancak Anadolu'nun en önemli Selçuklu yapılarından biri olarak görülen kervansaray, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından finanse edilen restorasyonun ardından adeta yeniden inşa edilmiş bir görünüme kavuştu. İş makineleriyle zemini kazılan kervansarayın kapalı bölümüne yerden ısıtma sistemi döşenirken, açık avlulu kısmın odalarına da kurul kararı olmadan kalorifer tesisatı kuruldu. 1229 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan Sultanhanı Kervansarayının yaklaşık 800 yıllık geçmişi restorasyonla yok edilirken yapının dönemin mimari özelliklerini yansıtan tuvalet bölümüne ise fayans döşenip klozetler yerleştirildi. Yılda yaklaşık 500 bin insanın ziyaret ettiği Sultanhanı Kervansarayının yenilenmiş halini görenler tarihi dokunun silindiğini belirterek tepki gösteriyor. 

(Restorasyon öncesi) 

SULTANHANI, HEM KERVANSARAY HEM KALE OLARAK KULLANILDI 
Aksaray'ın Sultanhanı ilçesine adını veren kervansaray, 1229 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırıldı. Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti Konya ile zaman zaman devletin yönetildiği Kayseri kentleri arasındaki önemli ticaret yolunun üzerinde bulunan yaklaşık 5 bin metrelik alanı kaplayan Sultanhanı Kervansarayının, aynı zamanda devlethane ve kale olarak da kullanıldığı kaydediliyor. 

ANADOLU'DAKİ EN ÖNEMLİ SELÇUKLU YAPILARINDAN BİRİ 
1278'de II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde genişletilerek son şeklini alan Sultanhanı Kervansarayı, inşa edildiği dönemin mimari geleneğini yansıtan görkemli ana giriş kapısı, mescidi, hamamı ve sekizgen kenarlı kubbesiyle Selçuklu döneminin Anadolu'daki en önemli yapılarından biri. Moğolların Anadolu'yu işgali sırasında büyük zarar gören tarihi yapı, yüzlerce yıl boyunca taş ocağı olarak da yağmalandı. Zamanla doğal koşullar ve insan eliyle yaşanan tahribatların ardından 1959-1968 yılları arasında kısmi onarımlar gören Sultanhanı Kervansarayı, bölgeyi ziyaret edenlerin en çok ilgi gösterdiği tarihi yapıların başında geliyor. 

BELEDİYE TARİHİ YAPIYI 29 YILLIĞINA KİRALADI 
Ancak yılda yaklaşık 500 bin ziyaretçiyi ağırlayan tarihi Sultanhanı Kervansarayı'na yönelik ilgiyi artırmak ve ilçenin tanıtımına katkı sağlamak için yola çıkan  Sultanhanı Belediyesi, tarihi yapıyı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden 29 yıllığına kiraladı. Restorasyonun ardından ziyaretçi sayısının 1 milyona çıkarılması hedefleniyor. 

'800 YILLIK TARİHİ YAPIYA KALORİFER DÖŞENDİ' 
'Restore et, İşlet Devret' modeliyle kiralanan kervansaray için yeni bir restorasyon projesi hazırlandı. Sultanhanı Belediyesi'nin ihale ettiği restorasyon projesi, Temmuz 2017'de yüklenici firma ile imzalanan 9 milyonluk sözleşme ile başladı. Ekim 2019'da bitirilmesi planlanan restorasyon projesi kapsamında Sultanhanı Kervansarayının çatısı su aldığı gerekçesiyle kurşun malzeme ile kaplandı. Ana taç kapı, kapalı bölüm taç kapısı ve mescit kısımlarında uygulanan restorasyon çalışmaları sırasında iş makineleriyle kazılan kapalı bölümüne ise tabandan ısıtma sistemi döşendi. Açık avlulu kısmındaki revaklar ise PVC doğrama ve cam ile kapatılarak kalorifer sistemi döşendi. 

VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRÜ GENÇ: TUVALET PROJEDE VARDI, KURUL DA ONAYLADI' 
Aksaray Sultanhanı Kervansarayındaki restorasyon uygulamaları hakkındaki sorularımızı yanıtlayan Vakıflar Konya Bölge Müdürü İbrahim Genç, tuvalet ve zeminden ısıtma sisteminin Koruma Kurulunun onayladığı projede yer aldığını belirterek, 'Orası orijinalinde de tuvalet olduğu için, içeride tuvalet ihtiyacı da olmasından dolayı projeye konulmuş ve kuruldan da onaylanmış' diye konuştu. 

(Kervansaraya döşenen kalorifer tesisatıyla ilgili kurul kararı olmadığı ortaya çıktı) 
KALORİFERLER KURUL KARARI OLMADAN YAPILDI 
Tarihi kervansaraya kalorifer döşenmesiyle ilgili detaylı bir proje olmadığını dile getiren Genç, bazı durumlarda aceleyle ve kurul kararı olmadan yapılmış imalatların olabildiğine dikkat çekerek, 'Bu şekildeki uygulama bize de intikal edince biz de proje istedik. Projeyi kurul kabul ederse kalacak, kabul etmez ise kaldırılacak. Biz belediyeye resmi yazı yazdık. Şu anda herhangi bir imalat yapılmamasını istedik' dedi.

'YAPIYA EN AZ ZARAR VERMEK ŞARTIYLA KULLANICI BULMAK LAZIM' 
Kervansarayın revaklı bölümlerinin PVC ve cam ile kapatılmasına ilişkin uygulamaların da restorasyon projesinde yer aldığını dile getiren Vakıflar Konya Bölge Müdürü İbrahim Genç, 'Bu tür hanların fonksiyonu değiştirilerek kullanılabilmesi için bazı değişikliklere ihtiyaç var. Günümüz şartlarında orijinal şekliyle kullanılması mümkün değil. Bu hanların kullanılması için yapıya zarar vermeden yapılan uygulamaları ehveni şer mantığı ile görmek lazım bazen. Orijinal halinin dışındaki bütün uygulamalar tartışılabilir elbette. Ama yapıya en az zarar vermek şartıyla kullanıcı bulmak lazım. Aksi halde korunamıyor maalesef' ifadelerini kullandı. 

SELÇUKLU KERVANSARAYLARI UNESCO DÜNYA MİRASI YEDEK LİSTESİNDE 
Sultanhanı Kervansarayı Anadolu'daki en büyük Selçuklu kervansarayı olarak biliniyor. Aksaray Sultanhanı Kervansarayı, Denizli-Doğubeyazıt güzergahında bulunan diğer Selçuklu kervansaraylarıyla birlikte Türkiye'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası yedek listesinde yer alan kültür varlıkları arasında bulunuyor. Türkiye'de sanat tarihi biliminin kurucularından biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Oktay Aslanapa, Anadolu Selçuklu ve beylikler dönemi yapılarını ele aldığı 'Türk Sanatı' adlı kitabının 2. cildinde Aksaray Sultanhanı Kervansarayı hakkında şu bilgilere yer veriyor: 

ŞAMLI MİMAR MUHAMMED HAVLAN ELLERİNDEN ÇIKAN ANITSAL YAPI 
'Konya-Aksaray yolunda bulunan en büyük kervansarayla artık Sultan hanların her bakımdan gelişmiş, muhteşem üslubu tamamıyla kendini göstermektedir. Kızılören Han'da cephenin solunda bulunan köşk mescit, burada adeta meydana dikilmiş bir anıt gibi avlunun ortasına alınmış ve portalle (taç kapı) birlikte bütün mimari süslemelerin merkezi haline gelmiştir. Ne yazık ki bunun büyük bölümü yıkılmıştır. Dıştan çeşitli kulelerle takviye edilmiş heybetli bir kaleyi andıran bu sultan han, iki kitabesine göre I. Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılarak, hol kısmı da, avlusu da aynı yıl tamamlanmıştır. Mukarnaslı dış portal nişi çeviren süs kemerlerin iki tarafında, altıgen madalyonlar içinde, sağda ve solda kısmen silinmiş halde: 'Amele Muhammed bin Havlan El-Dimişki' ustanın kitabesi okunmaktadır. Konya Alaaddin Camii avlu cephesi portalinde gördüğümüz iki renkli taşlardan düğümlü geçmeler burada da dış portal yan dişlerdeki yuvarlak kemerlerin üstünü doldurmaktadır. Suriye'de, Zengi mimarisine dayanan bu süslemelerde, Şam'dan gelen mimar Muhammed'in eli belli olmaktadır. Alaaddin Keykubat'ın Konya'daki cami yapıldıktan sonra mimara bu büyük işi verdiği anlaşılıyor.'