''O;DÜŞMANLIK İSTEMEDİ,DOSTLUK KURDU...''

Atatürk tüm yaşamı boyunca hiç bencil olmamıştır.O, ne başka ulusları ve o ulusların insanlarıı küçük görmüş,nede kendi ulusunuüstün ırk görüşü ile sarmalamıştır.
  Gerçi her zaman ulusu ile övünmüş,ona her zaman gururla ve güvenle sarılmış,ama başka ulusları ve onların insanlarını hiçbir zaman dışlamamıştır.
  O,tüm yaşamı boyunca sergilediği insancıl davranışlarıyla Batılıların deyişi ile tam bir '' hümanist Çizgi '' içinde yaşamını sürdürmüştür.
  Kendi ulusunun mutlulugu kadar,diğer ulusların ve tüm insanlığın mutluluğunu istemeyi,ken milletinin mutluluğu için esas almıştır.
  Yine O'na göre; eğer tüm uluslar birbirlerine saygı içinde, bir mutluluk noktasına gelecek olurlarsa, dünyada dirlik,düzenlik,barış,insanlar arasında sevgi,saygı,hoşgörü ve anlayış ortamı ortaya çıkacaktır.
  Bu konuda ve bu bağlamda söylediği bir çok söz şu anda  O'nun yaşam çizgisinin bir kanıtı halinde önümüzde durmaktır.
  Türk Milleti olarak dünyada böyle insancıl görüş ve anlayışı ortaya koyan bir lidere sahip olmamız ayrıca bir onur konusu olmaktadır.
  O; Ulusal Kurtuluş Savaşının zaferle sonuçlanmasından sonra,ilk iş olarak klıcnı kınına sokarak ulusunun yarınlarına ışık olmayı seçmiştir.
  Atatürk, yurdunun parçalanması ve düşmanlarla bölüşülmesine karşı bir savaş ilahı gibi ortaya atılırken,istediği sonucun elde edilmesinden sonra da rahatlıkla bir '' Barış Perisi '' görevini üstlenmesini bilmiştir.

 Tıpkı Ruşen Eşref Ünaydın'ın dediği gibi ;

 '' Dövüş istemedi, Barış kurdu!...
   Düşmanlık istemedi, Dostluk kurdu!...
   Kuzeyle,Güneyle,Doğuyla,Batıyla!...
   Dünya O'nu kendine  düşman sanıyordu!...
   O, dünyayı kendine dost etti!...
   Dünya O'nu kavgacı sanıyordu!...
   O, dünyaya barış yolunu gösterdi!...