Şeker Bayramı Sözünün Kökeni

Eski Toprak 2019-06-06 15:37:13 16 kez görüntülendi.
Şeker Bayramı Sözünün Kökeni

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş şöyle bir tweet atmış:
"Ramazan Bayramı'nın Şeker Bayramı diye ifade edilmesi yanlıştır. Şeker Bayramı diye bir bayram yoktur. Bu bayram, Ramazan Bayramı'dır ve bir ibadettir. Böyle bir ifade Ramazan'ın kutsiyetine hafiflik getiriyor. Bu şekilde kullananlar bundan vazgeçsinler."

Sayın Diyanet İşleri Başkanı'nın attığı tweet bilgisizlikten mi kaynaklanıyor, yoksa gerçeği bile bile gizlemekten mi?..
Bunu bilemeyeceğim doğrusu...
Fakat ben gerçeği gizlemeyeceğim. Geçen yıl bu konuda yazmış olduğum yazıyı bir kez daha paylaşacağım. Bu konuda doğru olan benim yazdığım gibidir. Kanıtları da yazının içindedir:

Milliyetçi-muhafazakâr kesim Şeker Bayramı tâbirini, insanları dinden uzaklaştırmak, dinî değerleri hafife almak, bayramın kutsiyetini ortadan kaldırmak ve onu din dışı bir bayrammış gibi göstermek maksadıyla lâikliği savunan cenahın Cumhuriyet döneminde, kasten uydurduğu bir tâbir zannediyor. Oysa Şeker Bayramı tâbiri Cumhuriyet’ten sonra ortaya çıkmış bir tâbir değildir. Osmanlılar döneminde de bu bayrama Şeker Bayramı deniyordu: “Eğer gelen Şeker Bayramı ise bu sâdece bayram yerlerinin hazırlanmasından ibâret kalır” (Ahmet H. Tanpınar)

Dilimizdeki Ramazan Bayramı tâbiri Şeker Bayramı tâbirine göre daha yeni bir tâbirdir. Nitekim Ramazan Bayramı tâbiri Şemseddin Sâmi’nin Kamus-ı Türkî (İlk kez1899'da yayımlanmıştır) adlı eserinde geçmez. Kamus-ı Türkî’nin "bayram" maddesi şöyledir: bir dinde mübarek addolunan gün, îd, şeker bayramı = îd-i fıtır.

Redhouse (İlk kez 1890'da yayımlanmıştır) sözlüğünün “bayram” maddesinde ise ramazan bayramı tâbirine rastlıyoruz. Ancak şeker bayramı tâbiri de sözlükte geçmekte ve ikisi de aynı anlamı ifade etmektedir. 

Ahmed Vefik Paşa’nın Lehce-i Osmanî (İlk kez 1876'da yayımlanmıştır) adlı sözlüğünde “bayram” maddesinde de şeker bayramı, fıtır, kurban bayramı tâbirleri geçiyor ama ramazan bayramı tâbiri geçmiyor.

Bahsettiğim sözlüklerde şeker kelimesi شكر şeklinde geçiyor. Bazıları bu imlâ ile kastedilenin şeker değil şükür olduğunu iddia ediyor. Bu bir uydurmadır. Zira Redhouse sözlüğünde شكر imlâsı sheker şeklinde Lâtin harfleriyle de yazılmakta ve kelimeye İngilizce sugar anlamı verilmektedir.

Mehmet Zeki Pakalın’ın Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü’de de şeker bayramı tâbirine rastlıyoruz: “BÜYÜK MEVLÛT : Eskiden kadınlar tarafından Arabi ayların üçüncüsü olan Rebiü’l-evvel yerine kullanılan bir tâbirdi. Kadınlar Arabî aylarını – muharremden başlamak üzere – şöyle sayarlardı: aşure, safer, büyük mevlût, küçük mevlût, büyük tövbe, küçük tövbe, recep, şaban, ramazan, şeker bayramı, aralık, kurban bayramı.”

Osmanlıların bu bayrama şeker bayramı demelerinin sebebi sanıyorum sünnetten kaynaklıdır. Peygamberimiz hurma yiyerek orucunu açtıktan sonra bayram namazına gidiyormuş. Osmanlılar da bu sünnete uymak amacıyla tatlı bir şey yiyerek bayram namazına gitmeğe başlamışlar. Zamanla Osmanlılarda bayramın adı şeker bayramına dönüşmüş. Bayramda şekerli tatlıların yapılması da zaten oruçtan dolayıdır. Bayram insanların oruç’tan çıktıklarını kutlamaları için dinin getirdiği bir şeydir. Osmanlılar da şekerli tatlılar yaparak oruç açma gününü kutlamışlardır. Oruç açtıkları için sadaka vermişlerdir. Fitre kelimesi de buradan geliyor, kelime anlamı “oruç açmalık” demektir. Osmanlı Türkleri oruç açtıkları için yine peygamberimizin sünnetine uyarak oruç açma sadakası vermişlerdir. Hanefiler ise bu sadakayı sünnetten de öte vacip görmüşlerdir.

Fıtır (Ar. fıtr) ‘oruç açma’ anlamına gelen bir kelimedir, iftar, fitre kelimeleri de aynı kökten gelir. Bayramın ilmihal kitaplarındaki adı da bu yüzden Fıtır Bayramı, yani oruç açma bayramıdır. Otuz gün boyunca oruç tutan insanlar, Ramazan’dan çıktıkları günün sabahını tatlı bir şey yiyerek kutlamışlardır.

Dilimizde Şeker Bayramı’na Küçük Bayram, Kurban Bayramı’na ise Büyük Bayram da denmiştir. Kurban Bayramı için Hacılar Bayramı ifadesi de kullanılmıştır.

Türk cumhuriyetlerindeki Türkler ise bizim Şeker Bayramı ya da Ramazan Bayramı dediğimiz bayrama oruç bayramı (ruze bayramı, orozo ayt gibi) adını vermişlerdir.

Şu hâlde Şeker Bayramı mı diyeceğiz yoksa Ramazan Bayramı mı tartışmasını Osmanlılar yapmamıştır, bu tartışma Cumhuriyet’ten sonra ortaya çıkmış bir tartışmadır, tıpkı Tanrı mı diyeceğiz, Allah mı tartışması gibi. Osmanlı metinlerinde Tanrı kelimesi defalarca geçiyor. Hatta tealâ kelimesi ile yan yana Tanrı Tealâ şeklinde kullanılıyor. Ama bu tartışmayı yapanlar bu metinleri okuyamıyor.

Günümüzdeki bütün dinî tartışmalar Cumhuriyet’ten sonra ortaya çıktı. Çünkü Cumhuriyet döneminde Osmanlı’daki dinî müesseseler kapatıldı. Ortalık cahil hocaların, ya da gerçeği eğip büken din simsarlarının eline kaldı, ahali bunlar ne dediyse, neyi söylediyse ona inandı. Şeker Bayramı demeyeceksiniz, Ramazan Bayramı diyeceksiniz, Tanrı demeyeceksiniz Allah diyeceksiniz saçmalıklarını bunlar uydurdu. Bu dinî bölücüler Türkçe Tanrı’ya düşman oldular ama Farsça Hüda’yı unuttular, belki de bu bilinçli bir unutkanlıktı. Bayram için “kutlu olsun” tâbirini kullanmaktan bile kaçınıyorlar, “mübarek olsun” tâbirini tercih ediyorlar. Böyle deyince daha fazla sevap kazanacaklarını sanıyorlar. Hâlbuki Meninski’nin 17. yüzyılda yazdığı Osmanlıca sözlükte “Bayramunuz kutlu olsun” tâbiri geçiyor.




Yorum Yaz

BEĞENİLENLER